www.youtube.com/watch?feature=player_embedded&v=7JxfgId3XTs

mükemmel



hattiestewart:

Feelin’ HOT HOT HOT … 
A drawing I did a few years ago but re-vamped it a bit! It seemed suitable.

hattiestewart:

Feelin’ HOT HOT HOT … 

A drawing I did a few years ago but re-vamped it a bit! It seemed suitable.





Dene

Uzun zamandir ewde kalmak, uyumak ve dinlenmek istedim ama sanirim artik bu durum beni mutsuz ediyo.. Geceleri uyuyamayip, gunduzleri uyanamiyorum…bide bu bas agrisivar cabasi… Artik biseyler yapmak, dinlendirdigim kanatlarimi cirpmak istiyorum…



Fresh fruits:)) love love love

Fresh fruits:)) love love love



Missing?? But which part???

Missing?? But which part???


Kendimi herşeyden çok seviyorum

Bu akıntıyı yaşamayı seviyorum. İçinde dolaşmayı bu boşluğun… 

Sadece salınmayı… Öylece bom boş, huzur içinde, sessiz, istediğimce, ÖZGÜRCE…

Uzun zaman sonra hatırladım bir zamanlar ne kadar da önemli ve özel olduğumu. huzur içinde, kendimce dolaşmayı… Ben olduğumu… 

  Hayatlarımız boyunca birşeylerle boğuşup, bir yerlere yetişiyoruz. Kaldıramayacağımız yükleri bir anda alıveriyoruz omuzlarımıza… Yüzlerimizi değiştiriyoruz amaçlarımız doğrultusunda… Peki nereye koşuyoruz? Neyi yakalamaya çalışıyoruz? Hiç düşündünüz mü gerçekten? 

  Herkesin kendi doğruları var elbet ama bilmeniz gerek ki hepimizin son çizgisi orası. Üstelik birinci’ye ödül bile yok. Bu yüzden biraz kendinizi anlayıp, özgürce karar verip ne istediğinizi gerçekten sorgulamalısınız. Ben öyle yapıyorum… Sizlerden önce kendimi dinliyorum ve o kadar mutluyum ki anlatamam. İlk defa gerçek sesimi  duyuyorum ve sesim o kadar huzurlu ki… Hiç kötü bir andan bahsetmiyor. Sanki hiç ağlamamış gibi. Hiç yalnız kalmamış gibi. Hani sanki hiç ölüm görmemiş gibi. Hayat sadece ‘1’ andan oluşuyor o da bu an. Ve ben bu anı sonuna kadar en mutlu şekilde harcamak istiyorum.

  O an’ı 1 dakika ve sizde o bir dakikadan sonra ölecekmişsiniz gibi düşünün ve gözlerinizi 1 dk boyunca kapatın. Bir dakikanın aslında 60 sn olarak düşünülünce az olmadığını düşüneceksiniz ilk olarak. Derin derin nefes aldığınızda, nefes almanın ne kadar güzel olduğunu düşüneceksiniz sonra kalbinizin ne kadar da ritmik attığını farkedeceksiniz. Yavaşça sakinleşmeye başlıyacaksınız… Ruhunuzu tamamen özgür hissettiğinizde ise sizi durdurabilecek kimse olmayacak. İşte o anda zamanınızın bitmekte olduğunu hatırlayıp korkmaya başlıyacaksınız. Korku umudunuzu ve enerjinizi tüketen asıl şeydir. Ama unutmayın ki korksanızda korkmasanızda o ‘1’ an sadece sizin. Kimse sizin o an ı nasıl yaşayacağınıza, neler yapacağınıza yada yapamayacağınıza, ne düşüneceğinize karışamaz yada etkileyemez. Herşey bizim elimizde. Ya da bu hikayeye göre benim dakikalarım benim elimde ve ben her dakikamın değerini çok iyi biliyorum. Hepsini istediğim gibi yaşıyorum. Herşeyi çok seviyorum ama 

KENDİMİ HERŞEYDEN ÇOK SEVİYORUM.


Büyümeyi sevmiyorum

neden yapıyorum bunu..

neden çıkamıyorum kabugumdan…

tam cıktım derken işte yine ordayım… neden seviyorum yalnızlığı bukadar ve neden etrafımdaki kimse benim kadar çok sevmiyor onu…çözemiyorum bir türlü… tam oldu derken neden bi adımı geriye doğru korkarak atıyorum adımımı . neden emin olamıyorum… 

bunlar kafamdaki sorular değil aslında… sonlarında soru işareti bile yok.. çünkü bunlar benim nedenlerim…ben yalnızlığı seven, geceleri yaşıyan, uzakları özleyen, olduğu yerden yada şeyden memnun olmayan ve sürekli soran biriyim… ama sorularım beni korkutmakta…sorularım şüphelerimi besleyerek vazgeçme isteğimi arttırmakta. aslında adımlarım beynimin değilde korkularımın doğrultusunda ‘vazgeçişlerim yüzünden’ ilerlemekte.

eskiden böyle değildim… sorularımın sonunda kocaman soru işaretlerim ve gülücüklerim vardı… hepsi için umutluyum. kötülükleri düşünmeden, sıkıntıyı bilmeden, mutluluk arzusu içinde öylece gülümsüyordum.

Ama sonra öğrendim… Daha doğrusu öğrenmeye başladım… Öğrendiklerim canımı yakmaya, kanatmaya başladı. Yaralarım derinleşti… henüz biri kapanmadan ikincisi başladı kanamaya…acıdım… çok acıdım… herşey birden acımasızlaşmaya, kalpsizleşmeye başladı. duygularımı saklar oldum. susar oldum..

kaybedişlerim, aldanışlarım oldu, yaralarım büyüdü…

vazgeçişlerim,kayboluşlarım oldu, yaralarım derinleşti…

suskunlularım, can çekişlerim oldu, yaralarım garipleşti…

Gittikçe ben değiştim…

çırpındım, ağladım, isyan ettim, bağırdım, haykırdım…

olmadı…

ben bu öğrendiklerimle mutlu yaşayamadım… sustum… çekildim kabuğuma…. sadece sustum… kolay olmadı ama güvende hissettirdiğinide itiraf etmeliyim… ama  keşke eskisi gibi korkmadan atlayabilsem hıdrellez ateşininden… keşke korkmasam elma dolu bir ağaca tırmanırken… keşke durdurmasam kendimi ve kıyafetlerimle denize koşarak atlasam… keşke tekrar çocuk olsam…keske temiz olsa herşey eskisi gibi… yaşadığım şeylerden kurtulmayı hatta belki engelleyebilmeyi isterdim. ve ben itiraf ediyorum ki öğrenmeyi de büyümeyi de  sevmiyorum…


can die for that tiger:)